26 Mart 2026 Perşembe

ABD Borsasından Temettü Alan Türk Yatırımcılar İçin Vergi Rehberi

ABD borsalarına yönelen Türk yatırımcıların sayısı her yıl artıyor. SCHD, VYMI, JEPQ gibi yüksek temettü verimliliğine sahip ETF'ler özellikle uzun vadeli portföy kurmak isteyenlerin radarında. Ama bu yatırımların vergi boyutu çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa doğru yapılandırılmazsa sürpriz vergi faturalarıyla karşılaşmak kaçınılmaz.

Bu rehber, Türk vatandaşlarının ABD borsasından elde ettiği temettü ve satış kazançlarında hangi vergi yükümlülükleriyle karşılaştığını somut örneklerle açıklıyor. Yatırım kararı almadan önce güncel Gelir İdaresi Başkanlığı duyurularını takip etmenizi ve bir vergi danışmanına başvurmanızı öneririz.




İki Farklı Gelir, İki Farklı Vergi

ABD borsasından elde edilen gelirler temettü ve satış kazancı olarak iki ayrı kategoride değerlendiriliyor. Her birinin vergilendirme mantığı farklı.

Temettü Gelirleri

2026 yılı için beyanname verme sınırı 22.000 TL. Yıl içinde aldığınız temettü toplamı bu tutarın altında kalıyorsa beyanname vermenize gerek yok. Bu sınırı aşarsanız tüm temettü geliri gelir vergisine tabi hale geliyor.

ABD tarafında otomatik olarak yüzde 30 stopaj kesiliyor. Ancak aracı kurumunuz aracılığıyla W-8BEN formunu doldurursanız Türkiye ile ABD arasındaki vergi anlaşması devreye giriyor ve bu oran yüzde 20'ye düşüyor. Beyanname verirken "yurt dışında ödenen vergiler" kaleminden bu yüzde 20'yi Türkiye'deki gelir vergisinden düşebiliyorsunuz, yani aynı gelir için iki kez vergi ödemenin önüne geçilmiş oluyor.

Aracı kurumunuzun size 1042-S formu vermesi bu mahsup işlemi için gerekli. Formu almayı unutmayın.

Sık sorulan bir soru da şu: temettüleri otomatik olarak yeniden yatırsam yine de vergi öder miyim? Cevap evet. Temettü hesabınıza girdiği anda "kazanç" sayılıyor, paranın cebinize geçip geçmemesi vergi yükümlülüğünü değiştirmiyor.

Satış Kazançları

Bu kısım biraz daha teknik ama Türkiye'deki enflasyon düzeltmesi mekanizması sayesinde reel kazanç üzerinden vergi ödüyorsunuz. Nominal değer üzerinden değil.

Şöyle bir örnek üzerinden gidelim: Şubat 2020'de 10.000 dolara aldığınız bir ETF, o günkü kurla 100.000 TL'ye denk geliyor. Şubat 2026'da aynı ETF 25.000 dolara çıktı ve satış günkü kurla 750.000 TL değerinde.

Enflasyon düzeltmesi için alım ve satım tarihlerindeki bir önceki aya ait Yİ-ÜFE endeks değerlerine bakıyorsunuz. Örneğin Ocak 2020 endeksi 500, Ocak 2026 endeksi 3.000 olsun. Endeks 6 katına çıkmış, dolayısıyla alış maliyetiniz de 6 katına güncelleniyor: 100.000 TL × 6 = 600.000 TL.

Gerçek kazancınız: 750.000 TL eksi 600.000 TL = 150.000 TL.

2026 vergi dilimlerine göre bu tutar 190.000 TL'nin altında kaldığından yüzde 15 oranıyla vergilendiriliyor: 22.500 TL vergi.

Kazancın daha yüksek olduğu bir senaryoda, örneğin 350.000 TL reel kazançta: ilk 190.000 TL için yüzde 15 olan 28.500 TL, kalan 160.000 TL için yüzde 20 olan 32.000 TL ve toplam 60.500 TL vergi çıkıyor.

Bu vergi 2027 Mart ayında beyan ediliyor ve Mart ile Temmuz olmak üzere iki taksitte ödeniyor. Parayı bir yıl daha elinizde tutmuş oluyorsunuz.


Kayıt Tutmadan Olmaz

Bütün bu hesaplamaların yapılabilmesi için her alım-satım işleminin kayıt altına alınması şart. Tarih, ETF adı, birim fiyat, toplam tutar ve işlem gününün TCMB dolar alış kurunu içeren bir Excel tablosu tutun. Bu bilgi olmadan enflasyon düzeltmesi hesaplanamıyor ve vergi beyannamesi doğru doldurulamıyor.

Aracı kurum olarak Interactive Brokers (IBKR) Türk vatandaşlarına hesap açıyor ve düşük komisyon oranlarıyla öne çıkıyor.


Özet

W-8BEN formunu doldurun, temettü stopajını yüzde 20'ye düşürün ve beyannamede mahsup edin. Tüm işlemlerinizi anlık TCMB kuruyla kaydedin. Satış kazançlarında Yİ-ÜFE endeksini takip ederek enflasyon düzeltmesinden yararlanın. 22.000 TL beyanname sınırını aşıp aşmadığınızı her yıl kontrol edin.

ABD borsası uzun vadeli temettü yatırımı için cazip bir alan. Ama vergi tarafını bilmeden ilerlemenin bedeli ağır olabiliyor.

23 Mart 2026 Pazartesi

e-Devlet'ten Dijital Kaza Tespit Tutanağı Nasıl Tutulur?

Kaza yaptınız, karşı araçla çarpıştınız, yaralı yok. Şimdi ne yapacaksınız? Geleneksel yöntemde kağıt-kalem aramak, şemayı elle çizmek, imza toplamak... Oysa e-Devlet uygulamasıyla bu işlemi birkaç dakikada, tamamen telefon üzerinden halledebiliyorsunuz. Tabii her koşulda sorunsuz çalıştığını söylemek zor, ama önceden bilmek büyük fark yaratıyor.




Başlamadan Önce Gerekli Koşullar

Dijital tutanak sürecinin işleyebilmesi için her iki sürücünün de telefonunda e-Devlet uygulaması açık olmalı, iki aşamalı doğrulama (2FA) aktif ve konum servisi açık olmalı. Bu üç koşuldan biri eksikse sistem ilerletmiyor.


Adım Adım Nasıl İşliyor?

Her iki sürücü de e-Devlet uygulamasını açıp arama çubuğuna "kaza tespit" yazıyor. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi hizmeti çıkıyor, "Tutanak İşlemleri" butonuna basılıyor.

Burada roller ayrılıyor: bir sürücü "Yeni Tutanak Oluştur", diğeri "Yeni Tutanağa Dahil Ol" seçeneğini seçiyor. Her iki taraf da ekrandaki şartları onaylıyor. Yaralanma olmadığı, alkollü araç bulunmadığı, ehliyet ve ruhsatın mevcut olduğu teyit ediliyor.

Araç bilgileri otomatik geliyor. Araç sizin adınızaysa plakayı seçmeniz yeterli. Şirket aracı veya kiralık araçsa "Farklı Araç Ekle" seçeneğiyle ruhsatın karekodunu okutuyorsunuz.

Kaza detayları bölümünde her iki taraf fotoğraf yükleyip kazanın nasıl gerçekleştiğini yazıyor. Sistemdeki hazır şema üzerinden araçların ilk çarpışma noktaları işaretleniyor, elle çizim yapmaya gerek kalmıyor.

Eşleştirme aşamasında "dahil olan" tarafın ekranında QR kod çıkıyor. Tutanağı başlatan taraf bu kodu kamerasıyla okutunca iki tutanak birbirine bağlanıyor. Son onay verildiğinde tutanak dijital ortamda kaydediliyor ve sigorta şirketlerine otomatik iletiliyor.


Gerçek Hayatta Nasıl Gidiyor?

Kullanıcı deneyimleri karışık. Birçok kişi sistemi kullanışlı buluyor ancak panik anında adımları hatırlamakta zorlandığını söylüyor, bu yüzden önceden bir kez incelemek mantıklı.

Teknolojiye uzak sürücülerle karşılaştığınızda süreç tıkanabiliyor. "Sen beni dolandırıyorsun" tepkisi bile alabileceğiniz aktarılıyor. Bu durumlarda telefonun ekranını karşı tarafa da gösterecek şekilde tutmak güven sorununu bir ölçüde çözüyor.

Sistem zaman zaman bağlantı sorunu yaşıyor. Bir kullanıcı üç kez baştan başlamak zorunda kaldığını ve sonunda kağıt tutanağa döndüğünü aktarıyor. Bu yüzden "ya çalışmazsa" ihtimaline karşı araçta her zaman kağıt tutanak bulundurmak hâlâ mantıklı.


Kısaca

Dijital tutanak, doğru koşullarda yani yaralanmasız, anlaşmalı, iki tarafın da akıllı telefon ve internet erişimine sahip olduğu durumlarda kazadan sonraki süreci ciddi ölçüde kısaltıyor. Her durumda çalışacağının garantisi yok ama nasıl kullanıldığını bilmek, kaza anında kafanızın daha net çalışmasını sağlıyor.

Umarım hiç lazım olmaz; ama lazım olursa bu adımları hatırlamak işi çok kolaylaştırıyor.

22 Mart 2026 Pazar

Trafik Denetim Noktaları Artık Haritada: Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Bayram dönüşlerinde "ileride radar var mı?" sorusu artık farklı bir boyut kazandı. İçişleri Bakanlığı'nın sunduğu interaktif panel sayesinde iller arası radar noktaları, hız koridorları ve jandarma kontrol noktaları canlı harita üzerinde görülebiliyor — en azından teoride.




Sistem Nasıl Çalışıyor?

icisleri.gov.tr adresindeki panele e-Devlet üzerinden veya doğrudan erişilebiliyor. Kalkış ve varış noktanızı girdikten sonra sistem rota üzerindeki aktif denetim noktalarını haritada gösteriyor. Veriler yaklaşık 30 dakikada bir güncelleniyor — bayram gibi yoğun dönemlerde bu güncelleme sıklığı makul bir güncellik sağlıyor.

EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) haritasıyla birlikte kullanıldığında daha kapsamlı bir tablo çıkıyor.


Ama Bir Dakika — Bu Bilgi Doğrulanabilir mi?

Sosyal medyada dolaşan paylaşımlar sistemi övse de bazı kullanıcılar e-Devlet'te böyle bir sekme bulamadığını bildirdi. Bu tutarsızlık önemli: ya sistemin erişim yolu değişti, ya tarayıcı veya cihaza göre farklı görünüyor, ya da paylaşımın bir kısmı abartılı.

Dolayısıyla bu bilgiyi kullanmadan önce bağlantıyı bizzat test etmenizi öneririm. Çalışıyorsa harika; çalışmıyorsa alternatif olarak Yandex Haritalar veya Google Maps'in trafik yoğunluğu katmanları benzer işlevi görüyor.


Asıl Tartışma: Şeffaflık mı, Caydırıcılık mı?

Burada gerçek bir gerilim var. Denetim noktalarını önceden açıklamak, sürücülerin o bölgede hız kesmesini sağlıyor — bu kısa vadede kaza riskini düşürebilir. Ama denetim noktasını geçtikten sonra tekrar hızlanılıyorsa kazanım sınırlı kalıyor.

Öte yandan sabit radar konumlarının zaten çoğu sürücü tarafından bilindiği ve navigasyon uygulamalarında işaretlendiği düşünüldüğünde, bu bilgiyi resmi kanaldan sunmak en azından dürüst bir yaklaşım. "Sürpriz denetim" mantığının trafik güvenliğini artırdığına dair kanıt da o kadar güçlü değil.

Asıl mesele şu: kurallara uymak yalnızca kamera varken değil, her koşulda gerekli. Sistemi "radar kaçırma aracı" olarak değil, güzergah planlaması ve yoğunluk tahmini için kullananlar için gerçekten değerli bir araç.

21 Mart 2026 Cumartesi

Savaştan Önce ve Sonra: İran'ın Değişen Konumu

Rakamlar ve olgular bazen uzun analizlerden daha keskin konuşur. Bu metindeki "savaştan önce / şimdi" karşılaştırması tam da bu yüzden dikkat çekici — İran'ın bölgesel konumunun nasıl dönüştüğünü somut biçimde ortaya koyuyor.




Ne Değişti?

Güç projeksiyonu açısından İran, çatışma öncesinde bölgesel etkisini daha temkinli ve sınırlı kullanıyordu. Bugün ise Husiler, Hizbullah ve Irak'taki vekil güçler aracılığıyla ABD müttefiklerini doğrudan hedef alıyor ve bu tutumundan geri adım atmıyor.

Petrol geliri meselesinde tablo daha da çarpıcı. Yaptırımlar teoride hâlâ geçerli ama Washington'ın "sınırlı" kısıtlamaları fiilen gevşetmesi, Tahran'ın petrol satışlarını sürdürmesinin önünü açtı. Paranın "bir şekilde zor" akacağına dair güvenceler ise pratikte pek bir şeyi değiştirmiyor.

Hürmüz Boğazı meselesi belki de en somut güç kaymasını temsil ediyor. Hindistan ve Japonya gibi ABD'nin yakın ortakları, gemilerinin güvenli geçişi için Tahran'dan fiilen onay alıyor. Bu bir nezaket değil, siyasi nüfuzun pratik ifadesi.

Rejim değişikliği senaryosu ise artık gündemden düşmüş durumda. ABD yönetimi içinden gelen değerlendirmeler bile bunun yakın vadede gerçekleşebilir bir hedef olmadığını açıkça gösteriyor.


"Kazanmak" Ne Demek?

Metnin en sert sorusu bu. ABD'nin bu çatışmayı askeri olarak kazanamayacağını söylemek doğru olmaz — kapasitesi tartışılmaz. Ama "kazanmak" kelimesinin içinin ne ile doldurulduğu, maliyetin kime yükleneceği ve hangi stratejik amaca hizmet edeceği hâlâ belirsiz.

Bu belirsizliğin ortasında kalan ise sivil hayatlar. Metin bunu sert ama yerinde bir şekilde söylüyor: masum insanlar, net bir stratejisi olmayan bir operasyon ile bir terör rejimi arasında sıkışmış durumda.


Sonuca Dair

Metnin vardığı noktayı özetlemek gerekirse: bu tür çatışmalar ateş gücüyle değil, müzakere masasında kapanıyor. Tarih bunu defalarca gösterdi — Vietnam, Afganistan, Irak. Sonuç her seferinde diplomatik bir çerçeveye sığdırıldı, savaş alanında ilan edilen bir zaferle değil.

İran meselesinde de farklı bir sonuç beklemek için elimizde güçlü bir neden yok. Asıl soru şu: diplomasiye ne zaman ve hangi koşullarda geçilecek — ve o noktaya gelindiğinde masaya kim ne getiriyor olacak?

17 Mart 2026 Salı

Emekli Kartı Nedir, Nasıl Alınır?

SGK'nın geliştirdiği Dijital Emekli Kimlik Kartı, emekli statünüzü her yerde hızlıca kanıtlamanızı sağlayan resmi bir dijital belge. Müzeden tiyatroya, otobüs biletinden banka işlemlerine kadar pek çok alanda indirim ve ücretsiz hizmetlere kapı açıyor. 2026'da "Emekliler Yılı" kapsamında genişletilen uygulamayla EYT'liler dahil yaş sınırı olmaksızın tüm emekliler — 4A/SSK, 4B/Bağ-Kur ve 4C/Emekli Sandığı — bu karttan yararlanabiliyor.

Kart tamamen dijital kullanılabiliyor: telefonunuzda PDF olarak taşıyabilir ya da çıktı alarak cüzdanınıza koyabilirsiniz. QR kodu sayesinde karşı taraf saniyeler içinde doğrulama yapabiliyor.





Nasıl Alınır?

En hızlı yol e-Devlet. turkiye.gov.tr adresine giriş yapın, arama çubuğuna "SGK Emekli Dijital Kart Oluşturma" yazın. KVKK onayını verin, kart ekranda oluşuyor. QR kodlu PDF'i indirin — bu kadar. Başvuru tamamen ücretsiz, birkaç dakika sürüyor.

SGK'nın özel portalı olan emekliler.gov.tr üzerinden de erişilebiliyor. Akıllı telefon kullanmayan emekliler için en pratik seçenek ise SGK il veya ilçe müdürlüğüne şahsen başvurmak — fiziksel kart bu şekilde alınabiliyor.


Ne Gibi Avantajlar Sağlıyor?

Kültür ve doğa: Tüm Devlet Tiyatroları oyunları ücretsiz. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı tüm müze ve ören yerleri — Efes, Göbeklitepe, Topkapı Sarayı, Sümela Manastırı ve daha fazlası — ücretsiz giriş. Milli Parklar ve Tabiat Parkları da aynı kapsama dahil.

Ulaşım: Şehirlerarası otobüs biletlerinde en az yüzde 20 indirim, TCDD trenlerinde yüzde 10-20 arası indirim. Bazı belediyelerde şehir içi toplu taşımada da indirimli kart hakkı tanınıyor.

Konaklama: Öğretmenevleri, Polisevleri, DSİ ve Karayolları misafirhanelerinde konaklama ve yemekte yüzde 15-50 arasında indirim. Belediye sosyal tesislerinde de çeşitli avantajlar mevcut.

Bankacılık: Maaş aldığınız bankada aidatsız kredi kartı, havale ve EFT ücreti muafiyeti, şubelerde öncelikli hizmet. Her banka farklı kampanyalar sunuyor, maaş aldığınız bankayla görüşmek fırsatları netleştirir.


Hemen Alın, Avantajları Kaçırmayın

Kartı oluşturduktan sonra PDF'i hem telefonunuza kaydedin hem de bir çıktı alın. Müzeye girerken, otobüs bileti alırken ya da banka şubesine gittiğinizde QR kodu okutmanız yeterli. Sorularınız için SGK'nın Alo 170 hattını arayabilir ya da e-Devlet üzerinden sorgulama yapabilirsiniz.

Hürmüz'de Ne Kaybedilir, Ne Kazanılır?

 

Hürmüz'de Ne Kaybedilir, Ne Kazanılır?

Tarihte imparatorlukların yıkılış anlarına bakıldığında, çoğu zaman tek bir muharebe değil, tek bir sembolik yenilgi dönüm noktası olmuştur. 1956'da İngiltere Süveyş Kanalı'nda askeri olarak yenilmedi; geri çekilmek zorunda bırakıldı. Bu farkın kendisi yeterliydi — ve dünya bunu anında okudu.

Bugün Hürmüz Boğazı, benzer bir okuma anının eşiğinde duruyor.




Boğazın Ağırlığı

Dünya petrol ticaretinin yüzde yirmi ila yirmi beşi Hürmüz'den geçiyor. Bu rakamın ne anlama geldiğini somutlaştırmak gerekirse: Japonya'nın, Güney Kore'nin ve Hindistan'ın enerji ithalatının büyük bölümü bu dar boğazdan akıyor. ABD'nin Körfez'deki askeri lojistiği de dahil. Boğaz kapandığında ya da güvensiz hale geldiğinde, bu bir fiyat artışı haberi değil, küresel ekonominin nefes borusunun tıkanması anlamına gelir.

İngiltere için Süveyş bu denli kritikti, çünkü Hindistan'a açılan kapıydı. Boğazı kim kontrollerse, İngiliz imparatorluğunun can damarını kim tutuyorsa oydu. Mısır'ın kanalı millileştirmesi tek başına askeri bir tehdit değildi; sembolik olarak "artık siz değil, biz karar veriyoruz" demekti. ABD ve Sovyet baskısı karşısında İngiltere'nin geri adım atması ise o mesajı dünyaya tescil ettirdi.


İran'ın Hesabı

İran'ın askeri kapasitesini ABD ile kıyaslamak anlamsız — zaten İran böyle bir kıyaslamaya girmiyor. Asimetrik savaşın mantığı farklı çalışır: güçlü tarafın gücünü sarf etmesini sağla, süreci uzat, maliyeti yükselt, karşı tarafın halkını ve siyasetçilerini yıldır.

Vietnam bu stratejinin en bilinen örneği. Irak ve Afganistan da. ABD her ikisinde de savaş alanını kaybetmedi; ama her ikisinden de çekildi. Çünkü demokratik toplumlarda kamuoyunun savaş toleransı sınırlıdır. Özellikle ekonomik baskı hissedildiğinde — benzin fiyatları, enflasyon, seçim kaygıları — bu tolerans çok daha hızlı erir.

İran'ın stratejisi basit bir formüle dayanıyor: kendi halkına fedakarlığı ve zaferi sat, karşı tarafa acıyı ve maliyeti sat. Kendi cephesinde intikam, onur ve tarihsel haklılık anlatısı işliyor; karşı cephede ise pompa fiyatları ve asker kayıpları.


Süveyş Benzetmesi Nereye Kadar Tutarlı?

Benzetme güçlü ama birkaç önemli farkı görmezden gelmemek gerekir.

İngiltere 1956'da zaten gerileme sürecindeydi. İki Dünya Savaşı'nın yarattığı borç yükü, sömürgelerdeki bağımsızlık hareketleri ve ABD'nin yükselen hegemonyası — Süveyş bunları başlatmadı, görünür kıldı. Yani kriz bir nedenin değil, bir sonucun işaretiydi.

ABD için Hürmüz senaryosu farklı bir bağlamda gelişiyor. Amerikan hegemonyası zaten çok kutuplu bir dünyanın baskısı altında — Çin'in yükselişi, doların rezerv para birimi olarak sorgulanması, NATO içindeki gerilimler. Hürmüz'deki bir başarısızlık bu süreci başlatmaz ama ivmesini ciddi biçimde artırabilir.

Öte yandan ABD'nin İngiltere'den farkı, 1956'daki İngiltere'nin arkasında duran bir patronunun olmasıydı: ABD. Bugün ABD'nin arkasında durup "geri çekil" diyecek bir güç yok — bu hem avantaj hem de tuzak.


Asıl Soru: Kontrol Ne Demek?

"ABD kontrolü sağlarsa" cümlesi, aslında içinde en çok muğlaklık barındıran kısım. Hürmüz'de kontrol, İran'ı yok etmek anlamına gelmiyor — zira İran'ın füze kapasitesi, vekil ağları ve bölgesel etki alanı düşünüldüğünde bu, bitmesi son derece güç bir çatışmayı başlatır. Kontrol, boğazda ticaret gemilerinin güvenle geçebildiği ve hiçbir tarafın geçişi tek taraflı engelleyemediği bir denge anlamına geliyor.

O dengeyi korumak, ABD'nin bugün sahip olduğu askeri kapasiteyle mümkün — ama maliyeti sıfır değil. Ve asıl tartışma da burada başlıyor: o maliyeti ödemeye hazır mısınız, ne kadar süreyle?

Hürmüz bir savaş alanından çok bir sabır testi. Ve tarih, sabır testlerinde büyük güçlerin sandığından çok daha kırılgan olduğunu defalarca gösterdi.

12 Mart 2026 Perşembe

Akrabalık Derecesi Nasıl Hesaplanır? Türkiye'de Akraba Evliliği Yasağı: Hangi Dereceye Kadar?

Türk Medeni Kanunu'nun 129. maddesi üçüncü dereceye kadar olan kan akrabalarıyla evlenmeyi yasaklıyor. Peki bu "derece" tam olarak neyi kapsıyor — ve merak edilen asıl soru olan kuzen evliliği bu yasağın içinde mi?


Akrabalık Derecesi Nasıl Hesaplanır?

En pratik yöntem şu: kendinizden başlayın, diğer kişiye ulaşana kadar kaç kuşak atladığınızı sayın. Her adım bir derece.

1. derece: Anne, baba, çocuklar. Doğrudan sizden ya da sizin onlardan geldiğiniz kişiler — tek adımda ulaşıyorsunuz.

2. derece: Kardeşler, büyükanne, büyükbaba. Kardeşinize ulaşmak için önce annenize ya da babanıza, oradan kardeşinize gidiyorsunuz. İki adım. Burada çoğu kişi yanılıyor: kardeşler aynı evde büyüdüğü için birinci derece sanılıyor. Ama akrabalık bağı doğrudan değil, ortak ebeveyn üzerinden kuruluyor — bu yüzden her zaman iki adım gerektiriyor.

3. derece: Teyze, dayı, amca, hala ve yeğenler. Teyzenize ulaşmak için siz → anneniz → annenizin annesi → annenizin kardeşi yolunu izliyorsunuz. Üç adım.

4. derece: Kuzenler. Siz → babanız → dedeniz → amcanız → amcanızın çocuğu. Dört adım.




Yasak Nerede Bitiyor?

Kanun üçüncü dereceye kadar evliliği yasakladığına göre teyze, dayı, amca ve halayla evlenmek mümkün değil. Ama onların çocukları — yani birinci dereceden kuzenler — dördüncü derecede kalıyor ve yasal bir engel bulunmuyor.

Kısaca: halanızla evlenemezsiniz, halanızın çocuğuyla evlenebilirsiniz.


Hızlı Başvuru Tablosu

Akraba Derece Yasak?
Anne, baba, çocuk 1. derece Evet
Kardeş, büyükanne, büyükbaba 2. derece Evet
Teyze, dayı, amca, hala, yeğen 3. derece Evet
Kuzen 4. derece Hayır

Bonus: "Birinci Derece Kuzen" Ne Demek?

Bu ifade dedeleri ortak olan en yakın kuzenleri tanımlıyor. Dedelerin babası ortaksa ikinci derece kuzen, daha yukarı çıktıkça mesafe artıyor. Teorik olarak yeterince geriye gidildiğinde bütün insanlık birbirinin çok uzak kuzeni — evrimsel biyoloji de tam bu yüzden tüm canlıları "kuzen" olarak nitelendiriyor.

18 Şubat 2026 Çarşamba

Telefonunuzu Daha Uzun Ömürlü Tutmanın 12 Yolu

Yeni telefon alındıktan 18 ay sonra "yavaşladı, batarya bitmiyor, ısınıyor" şikayetleri başlıyor. Oysa bu sorunların büyük çoğunluğu kaçınılabilir — doğru alışkanlıklarla telefonu 4-5 yıl boyunca ilk günkü gibi tutmak mümkün. Hem Android hem iOS için geçerli, gerçekten işe yarayan yöntemler bunlar.




Pil Ömrünü Koruyan Ayarlar

Gereksiz uygulamaları silin. "Devre dışı bırakmak" yeterli değil — tamamen kaldırın. Arka planda çalışan 50+ uygulama hem RAM hem batarya tüketiyor. Ayarlar > Uygulamalar bölümünden son 30 günde açmadıklarınızı listeleyin, bir daha kullanmayacaklarınızı silin. Batarya ömründe yüzde 15-25 artış bekleyebilirsiniz.

Pil hırsızlarını kısıtlayın. Instagram, TikTok ve benzeri sosyal medya uygulamaları arka planda sürekli çalışıyor. Android'de Ayarlar > Pil > Pil kullanımı yolundan en çok tüketen uygulamalara "Kısıtlı" modunu uygulayın. iOS'ta Arka Plan Uygulama Yenileme'yi kapatın.

120 Hz'den 60 Hz'e geçin. Ekran yenileme hızı farkı günlük kullanımda neredeyse hissedilmiyor ama batarya 1-2 saat daha fazla dayanıyor. Akıcı kaydırma güzel, ama eline telefonu alıp "neden dolmuyor" demek daha kötü.

Karanlık modu açık tutun. OLED ve AMOLED ekranlarda siyah pikseller gerçekten enerji tüketmiyor. Sistem genelinde koyu tema artı destekleyen uygulamalarda karanlık mod, yüzde 10-20 pil tasarrufu sağlıyor.

Bildirimleri radikal azaltın. Her bildirim ekranı uyandırıyor, işlemci devreye giriyor. Ayarlar > Bildirimler'den gereksiz her şeyi susturun. Sadece mesajlaşma uygulamaları ve gerçekten önemli 2-3 uygulama açık kalsın.


Batarya Sağlığını Uzatan Alışkanlıklar

Adaptif şarj özelliklerini açın. Android'de Adaptive Battery, iOS'ta Optimized Battery Charging — ikisi de şarjı akıllıca yönetiyor, yüzde 80'de tutup gece geçen şarjı yavaşlatıyor. Bu özellikler açıkken batarya sağlığı 2-3 yıl sonra çok daha iyi korunuyor.

Yüzde 20-80 kuralını benimseyin. Lityum iyon piller sıfıra inmekten ve uzun süre tam dolu kalmaktan bozuluyor. Yüzde 20'nin altına düşmemek, yüzde 80'de fişi çekmek bataryayı yıllarca canlı tutuyor.

Telefonu serin tutun. 40 derece üstü sıcaklık batarya kapasitesini kalıcı olarak düşürüyor. Yazın arabanın içine bırakmayın, kalın kılıfı şarj sırasında çıkarın, şarj ederken ağır oyun oynamayın — bu tek alışkanlık bile yıllarca fark yaratıyor.


Performansı Korumak İçin

Konum servislerini kontrol altına alın. Arka planda konum paylaşan onlarca uygulama var. Ayarlar > Konum'dan her uygulamayı tek tek kontrol edin, "Yalnızca uygulama kullanıldığında" seçeneğine alın. Harita uygulamaları için bunu yapmak bile bataryayı gözle görülür ölçüde rahatlatıyor.

Senkronizasyonu nadirleştirin. Gmail, Google Fotoğraflar, bulut yedeklemeler arka planda sürekli çalışıyor. Bunları yalnızca Wi-Fi'ye bağlıyken çalışacak şekilde ayarlayın, güncelleme aralığını uzatın.

3-6 ayda bir fabrika ayarlarına dönün. Cache temizliği yüzeysel kalıyor. Altı ayda bir yedek alıp sıfırlamak telefonu gerçekten canlandırıyor — özellikle 2 yılı geçmiş cihazlarda fark dramatik oluyor.

Yazılımı güncel tutun ama betadan uzak durun. Her büyük güncelleme genellikle performans ve pil iyileştirmesi içeriyor. Ama beta sürümler tam tersine pil ve ısınma sorunları getirebiliyor — stabil sürümlere sadık kalın.


Bu listedeki her şeyi bir günde uygulamanıza gerek yok. Adaptif şarjı açmak, 120 Hz'i kapatmak ve gereksiz uygulamaları silmek — sadece bu üçünü bugün yapın. Bir hafta sonra farkı hissedeceksiniz.

17 Şubat 2026 Salı

Evde Akıllı Ev Kurulumu: Sıfırdan Başlama Rehberi

Akıllı ev denince çoğu insanın aklına ya bilim kurgu filmlerindeki o tam otomatik evler geliyor ya da "bunlar çok pahalı" düşüncesi. İkisi de gerçeği yansıtmıyor. 2026'da birkaç yüz TL'ye başlayıp kademeli olarak genişletebileceğiniz, kurulumu için mühendis tutmanıza gerek olmayan sistemler var. Yataktan kalkmadan lambayı kapatmak, sabah kahve makinenizin otomatik açılması ya da evden çıktığınızda tüm prizlerin kapanması — bunların hepsi artık çok erişilebilir.




Nereden Başlamalısınız?

En mantıklı başlangıç noktası akıllı priz. Tek bir cihazla hem enerji tasarrufu hem de otomasyon mantığını anlıyorsunuz — ve beğenmezseniz maksimum 400 TL zarar etmiş oluyorsunuz. TP-Link Tapo P100 ya da Xiaomi Mi Smart Plug bu kategoride en güvenilir seçenekler, her ikisi de 250-400 TL bandında.

Akıllı ampul eklemek ikinci adım. Tapo L530E bütçe dostu ve renk değiştiriyor; Philips Hue daha kaliteli ama iki katı fiyata geliyor. Başlangıç için Tapo yeterli.

Sesle kontrol istiyorsanız bir sesli asistan lazım. Türkçe desteği en iyi Google Nest Mini, ikinci nesil modeli 600-1.000 TL bandında. "Hey Google, yatak odası lambasını kapat" demek gerçekten çalışıyor ve alışınca vazgeçemiyorsunuz.

Bu üçünü alırsanız toplam 1.500-2.200 TL harcamış oluyorsunuz.


Kurulum Nasıl Yapılır?

Önce modeminizin 2.4 GHz bandının açık olduğundan emin olun — ucuz akıllı cihazların büyük çoğunluğu 5 GHz'i desteklemiyor. Birçok modern modem her iki bandı aynı isimle yayınlıyor, onları ayırmanız gerekebilir.

Akıllı prizi prize takın, Tapo uygulamasını indirin, cihazı Wi-Fi'ye bağlayın. Bu gerçekten beş dakika sürüyor. Sonra Google Home uygulamasına da ekleyin — Tapo ve Xiaomi cihazları Google Home ile uyumlu çalışıyor.

Asıl keyif rutinleri oluştururken başlıyor. Sabah 07.00'de salon lambası yüzde otuz açılır ve mutfaktaki prize bağlı kahve makinesi devreye girer. Gece 23.00'te tüm ışıklar kapanır. "İyi geceler" diyince her şey söner. Bu rutinleri Google Home veya Tapo uygulamasından birkaç tıklamayla kurabiliyorsunuz.


Biraz Daha İleri Gitmek İsteyenler İçin

Kapı/pencere sensörü eklemek sistemi ciddi ölçüde zenginleştiriyor. Aqara veya Sonoff sensörleri 250-400 TL — kapı açılınca koridor lambası otomatik yanıyor, kapandığında sönüyor. Hareket sensörü de benzer şekilde çalışıyor: koridorda gece yürüdüğünüzde ışık kendiliğinden açılıyor, sizi takip ederek sönüyor.

Evin içini izlemek için TP-Link Tapo C200 veya Xiaomi Mi 360° kamera 800-1.500 TL arasında. Kedi veya köpeğinizi uzaktan izlemek, bebek kamerası olarak kullanmak ya da uzun seyahatlerde evinizi kontrol etmek için işlevsel.

Akıllı kapı kilidi en pahalı yatırım ama getirisi de büyük: Xiaomi Mijia veya Aqara N100 ile parmak iziyle kapıyı açıyorsunuz, misafirler için geçici şifre oluşturuyorsunuz. 2.000-3.500 TL bandında.


Dikkat Etmeniz Gereken Birkaç Şey

Mümkün olduğunca tek bir ekosistemde kalın. Hepsi Tapo, hepsi Xiaomi — karışık marka seçmek uygulama karmaşasına yol açıyor ve rutinleri kurmak zorlaşıyor.

Akıllı cihazlarınıza ayrı ve güçlü şifreler koyun. Bu cihazlar evinizin ağına bağlı — zayıf güvenlik açık kapı bırakmak demek.

Elektrik kesintisinde akıllı prizler sıfırlanabiliyor. Kesinti sonrası otomatik açılma özelliğini destekleyip desteklemediğini satın almadan kontrol edin — bu özellik uygulamadan ayarlanabiliyor.

Çocuk odalarına akıllı priz koymaktan kaçının. Oyuncak şarj aleti gibi düşük kaliteli adaptörlerle sürekli açık priz yangın riskini artırıyor.

16 Şubat 2026 Pazartesi

Telefon Ekranında Yeşil Çizgi Çıkması: Neden Olur, Ne Yapılır?

Telefonu elinize aldınız, ekranın ortasında dikey bir yeşil çizgi. Düşürmediniz, ıslatmadınız, dün akşam güncelleme yaptı — ve işte bu. Pek çok kişi bu noktada "ekran gitti, yüklü para gidecek" diye düşünüyor. Ama durum her zaman öyle değil.




Bu Neden Oluyor?

Sorun neredeyse her zaman OLED veya AMOLED ekran panellerinde ortaya çıkıyor. En yaygın nedeni üretim kaynaklı panel kusuru: özellikle 2021-2023 döneminde üretilen bazı Samsung panellerinde voltaj dalgalanması veya malzeme yorulması zamanla çizgi oluşturuyor. Telefonu hiç düşürmemiş olmanız sizi şaşırtmasın — bu arıza fiziksel darbeyle ilgisi olmadan, panel içindeki bağlantı hatlarının oksitlenmesiyle ya da mikro çatlaklar nedeniyle kendiğinden gelişiyor.

Bir de yazılım güncellemesi tetikleyici olabiliyor. "Dün güncelleme yaptım, bugün çizgi çıktı" diyenler aslında yanlış söylemiyor — güncelleme sırasında değişen voltaj ayarları zaten zayıflamış bir panelde arızayı öne çekebiliyor. Sıcak arabada bırakmak veya nemli ortamda uzun süreli kullanım da süreci hızlandırabiliyor.

En sık etkilenen modeller arasında Samsung Galaxy S21 Ultra, S22 Ultra, S23 serisi, Galaxy A52-A53-A73, Xiaomi 11T ve 12 serisi, OnePlus 9/10 Pro ve nadiren iPhone 13/14 serisi sayılabilir.


Önce Bunları Deneyin

Garanti veya servise gitmeden önce birkaç basit test yapın — hem sorunu tam anlarsınız hem de işe yararsa zaman kazanırsınız.

Telefonu yeniden başlatın: Samsung'da ses kısma ve güç tuşuna aynı anda 10-15 saniye basılı tutun. Ardından güvenli modda başlatmayı deneyin — güç tuşuna uzun basın, "Güvenli mod" seçeneğini seçin. Güvenli modda çizgi kayboluyorsa sorun üçüncü taraf bir uygulamadan kaynaklanıyor demektir, donanım sağlam.

Ayarlar üzerinden de deneyebilirsiniz: Ekran ayarlarında görüntü modunu "Canlı"dan "Doğal"a çevirin. Gece modunu açıp kapatmak da bazı kullanıcılarda çizgiyi geçici olarak gizledi. Yazılım güncellemesi varsa mutlaka yükleyin — Samsung bazı panel sorunları için özel yamalar yayınlıyor.

Tüm bunlar işe yaramazsa sorun büyük olasılıkla donanımsal. O noktada servise gitmekten başka seçenek kalmıyor.


Garanti Kapsamında Ücretsiz Ekran Değişimi

Samsung, S21/S22/S23 serisi için yeşil çizgi sorununda ücretsiz ekran değişimi uyguluyor — 2026 itibarıyla bu politika devam ediyor. Servise gitmeden önce samsung.com/tr üzerinden online randevu alın. Yanınıza telefon, fatura ve mümkünse kutusu ile gidin. Serviste "yeşil çizgi panel arızası" olarak kaydedilecek, ekran değişimi genellikle 3-10 iş günü süruyor.

Diğer markalarda tablo biraz farklı. Xiaomi resmi olarak garanti kapsamına almıyor ama bazı modellerde yoğun şikayet sonrası ücretsiz değişim yapıldı — yetkili serviste sormak her zaman mantıklı. OnePlus genellikle ücretli değiştiriyor, 8.000-15.000 TL arasında bir maliyet çıkabiliyor. Apple ise ekran modülü arızası olarak kabul edip garanti kapsamında ücretsiz değişim yapıyor.


Ne Zaman Acil Hareket Etmeli?

Çizgi sayısı artıyorsa, ekranın geniş bir bölümünü kaplamaya başladıysa ya da dokunmatik tepki vermeyi bıraktıysa beklemek mantıklı değil. Garanti süresi içindeyseniz özellikle erken başvurmak önemli — servis bu sorunun ne zaman başladığını sorgulayabiliyor ve uzun süre beklemek ücretsiz değişim hakkınızı etkileyebilir.

15 Şubat 2026 Pazar

e-Devlet'ten Ehliyet Yenileme Randevusu Nasıl Alınır?

Ehliyetinizin süresi doldu, kayıp oldu ya da hâlâ eski tip pembe ehliyeti kullanıyorsanız artık harekete geçme zamanı. Eski tip ehliyetler 31 Aralık 2024'te geçerliliğini kaybetti — 2026'da hâlâ yenilemediyseniz trafikte ceza riskiyle karşı karşıyasınız. Randevuyu e-Devlet üzerinden alabiliyorsunuz, başvuru günü sadece Nüfus Müdürlüğü'ne gitmeniz yeterli.




Randevu Nasıl Alınır?

turkiye.gov.tr adresine giriş yapın ya da doğrudan randevu.nvi.gov.tr adresine gidin. Arama çubuğuna "ehliyet randevu" veya "sürücü belgesi randevu" yazın, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait hizmet çıkıyor.

Randevu türü olarak "Sürücü Belgesi Yenileme" seçin. İkamet adresinize yakın il ve ilçeyi belirleyin — büyük şehirlerde birden fazla Nüfus Müdürlüğü seçeneği çıkıyor. Takvimden uygun gün ve saati seçin, telefona gelen onay koduyla işlemi tamamlayın. Randevu özetini PDF olarak indirin, başvuru günü yanınızda bulundurun.

Randevu bulmakta zorlanıyorsanız sabah 07.00-08.00 arasında sisteme girmeyi deneyin; yeni slotlar genellikle bu saatlerde açılıyor. Çevrimiçi bulamazsanız Alo 199 üzerinden de randevu alınabiliyor.


Randevu Günü Yanınızda Olması Gerekenler

T.C. kimlik kartınız, son altı ay içinde çekilmiş beyaz fonlu biyometrik fotoğraf, varsa eski ehliyetiniz ve harç ile değerli kâğıt bedelinin ödendiğine dair makbuz şart. Ödemeyi Ziraat, Halkbank, Vakıfbank veya e-Devlet üzerinden önceden yapabiliyorsunuz.

Gözlük numaranız değiştiyse, şeker hastalığı, epilepsi veya kalp rahatsızlığı gibi kronik bir durumunuz varsa sağlık raporu da getirmeniz gerekiyor. Raporu aile hekiminizden ücretsiz alabilirsiniz; hastaneden alırsanız 200-600 TL arasında bir ücret çıkıyor. Raporu eksik götürürseniz işlem yapılmıyor — bu en sık yaşanan aksaklık.

Eski ehliyetiniz kayıpsa karakoldan ya da e-Devlet üzerinden kayıp tutanağı almanız gerekiyor. Bu durumda ek bir ücret çıkabiliyor.


Ücretler ve Süreç

2026 itibarıyla değerli kâğıt bedeli ve harç toplamı yaklaşık 1.800-2.500 TL arasında. Kesin tutarı randevu öncesi e-Devlet ödeme ekranından görebiliyorsunuz.

Başvuruyu tamamladıktan sonra yeni ehliyet 1-2 hafta içinde adresinize PTT ile geliyor. Bu süreçte geçici belge veriliyor. Takip etmek için e-Devlet'teki "Sürücü Belgesi Başvuru Durumu Sorgulama" hizmetini kullanabilirsiniz.

Randevu saatinden 15-30 dakika önce müdürlükte olun — sıramatikten numara almanız gerekiyor ve yoğun saatlerde bekleme süresi uzayabiliyor.

ABD Borsasından Temettü Alan Türk Yatırımcılar İçin Vergi Rehberi

ABD borsalarına yönelen Türk yatırımcıların sayısı her yıl artıyor. SCHD, VYMI, JEPQ gibi yüksek temettü verimliliğine sahip ETF'ler öz...